top of page
Repeated Sprint Ability: Tenisçinin Tekrar Tekrar Hızlanabilme Kapasitesi Nasıl Geliştirilir?

Repeated Sprint Ability: Tenisçinin Tekrar Tekrar Hızlanabilme Kapasitesi Nasıl Geliştirilir?

necdetkayanecdet
3 Eki
5 dakikada okunur

Teniste hızlı olmak önemlidir. Ancak bir tenisçinin performansını belirleyen yalnızca ne kadar hızlı koşabildiği değildir. Asıl önemli noktalardan biri, bu hızı maç boyunca tekrar tekrar üretebilmesi ve yüksek şiddetli hareketler arasında yeterince hızlı toparlanabilmesidir.

Spor biliminde bu özellik Repeated Sprint Ability (RSA), yani tekrarlı sprint yeteneği olarak tanımlanmaktadır.


Repeated Sprint Ability (RSA) Nedir?

Repeated Sprint Ability; kısa süreli ve yüksek şiddetli sprintlerin, kısa toparlanma aralıklarıyla tekrar edilmesi sırasında sporcunun performansını mümkün olduğunca koruyabilme kapasitesidir.

Girard ve arkadaşları (2011), RSA’yı özellikle takım ve raket sporlarında önemli bir fiziksel özellik olarak ele almaktadır. Bu spor dallarında 10 saniyeden kısa yüksek şiddetli eforların, genellikle 60 saniyeden kısa toparlanma süreleriyle tekrarlandığı görülmektedir.

Bu nedenle bir tenisçi için yalnızca ilk sprintin ne kadar hızlı olduğu değil, sonraki sprintlerde bu performansın ne kadar korunabildiği de önem taşır.

Basit bir örnek üzerinden düşünelim:

Bir sporcu ilk 10 metrelik sprintini 2.00 saniyede koşuyor olabilir. Ancak kısa dinlenme aralıklarıyla yapılan tekrarlar sonucunda süresi 2.40 saniyeye kadar çıkıyorsa belirgin bir performans düşüşü meydana gelmektedir.

Başka bir sporcu yine 2.00 saniyeyle başlayıp son tekrarlarda 2.10–2.15 saniye civarında kalabiliyorsa yüksek şiddetli eforları tekrar edebilme kapasitesini daha iyi koruyor olabilir.

Dolayısıyla soru yalnızca:

“Ne kadar hızlısın?”

değil,

“Bu hızı kaç kez kaliteli şekilde tekrar edebiliyorsun?”

olmalıdır.


Teniste RSA Neden Önemlidir?

Tenis uzun süre aynı hızda koşulan bir spor değildir.

Bir puan içerisinde oyuncu;

  • ilk adımı gerçekleştirir,

  • kısa mesafede hızlanır,

  • topa doğru hareket eder,

  • frenleme yapar,

  • yön değiştirir,

  • tekrar hızlanır,

  • vuruşunu gerçekleştirir

  • ve yeniden kort pozisyonuna dönmeye çalışır.

Puan tamamlandıktan sonra kısa bir toparlanma gerçekleşir ve bir sonraki puanda benzer yüksek şiddetli hareketler tekrar edilir.

Bu yapı düşünüldüğünde tenisçinin yalnızca yüksek bir maksimum hıza sahip olması yeterli değildir. Oyuncunun maç ilerledikçe hızlanma, frenleme ve yön değiştirme kalitesini mümkün olduğunca koruması gerekir.

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır: RSA, tenis dayanıklılığının tamamı değildir.

Teniste hareketler rakibin vuruşuna, topun yönüne ve oyun durumuna bağlıdır. Ayrıca hareketler yalnızca doğrusal sprintlerden oluşmaz. Yanal, çapraz ve çok yönlü hareketler yoğun olarak kullanılır.

Bu nedenle klasik düz çizgi RSA testleri tenis performansını tek başına açıklayamaz. RSA, tenisçinin genel fiziksel performans profilinin önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmelidir.


Tekrarlanan Sprintlerde Performans Neden Düşer?

Yüksek şiddetli kısa süreli hareketlerde vücudun hızlı enerji üretmesi gerekir.

Özellikle fosfokreatin (PCr) sistemi kısa ve maksimuma yakın eforlarda önemli rol oynar. Sprint tamamlandıktan sonra fosfokreatin depolarının yeniden oluşturulması için belirli bir toparlanma süresine ihtiyaç vardır.

Dinlenme süresi kısa olduğunda sporcu bir sonraki sprintine tam olarak toparlanmadan başlayabilir.

Tekrarlanan sprintler sırasında performans düşüşü yalnızca enerji sistemleriyle açıklanamaz. Nöromüsküler yorgunluk, kuvvet üretimindeki değişimler ve metabolik faktörler de sprint performansındaki düşüşe katkıda bulunabilir.

Bu nedenle maçın ilerleyen bölümlerinde ortaya çıkan fiziksel farklılık bazen oyuncuların ilk sprintlerinde değil, yüksek şiddetli hareketleri tekrar etme kapasitelerinde görülür.


Bilimsel Araştırmalar Ne Gösteriyor?

Repeated Sprint Training (RST) üzerine yapılan geniş kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analizde Thurlow ve arkadaşları (2024), 40 çalışma ve 48 antrenman grubundan elde edilen verileri değerlendirmiştir.

Araştırmada tekrarlı sprint antrenmanlarının RSA’nın yanı sıra 10 ve 20 metre sprint performansı, VO₂max, Yo-Yo Intermittent Recovery performansı ve yön değiştirme kapasitesi gibi çeşitli fiziksel özellikler üzerindeki etkileri incelenmiştir.

Ancak tenis açısından daha dikkat çekici sonuçlar doğrudan tenisçiler üzerinde yapılan araştırmalardan gelmektedir.

Fernandez-Fernandez ve arkadaşlarının rekabetçi erkek tenisçiler üzerinde gerçekleştirdiği altı haftalık çalışmada, HIIT ve repeated sprint training karşılaştırılmıştır.

Her iki yöntem aerobik kapasitede gelişim sağlarken repeated sprint grubunda ortalama RSA sprint süresinde yaklaşık %3,8’lik iyileşme bildirilmiştir. HIIT grubu ise tenis spesifik dayanıklılık açısından daha büyük gelişim göstermiştir.

Bu sonuç önemli bir noktaya işaret etmektedir:

Her kondisyon yöntemi aynı fiziksel özelliği aynı düzeyde geliştirmez.

2025 yılında genç erkek tenisçiler üzerinde gerçekleştirilen başka bir çalışmada ise kort antrenmanına eklenen HIIT ve repeated sprint training karşılaştırılmıştır. Altı hafta boyunca haftada üç antrenman uygulanan çalışmada, RST kullanılan grubun özellikle 5 metre sprint, tekrarlı sprint yeteneği ve T-drill çeviklik performansı açısından avantaj gösterdiği raporlanmıştır.

Bu bulgular tenisçinin fiziksel hazırlığında kısa mesafeli hızlanma ve tekrarlı yüksek şiddetli eforların planlı biçimde kullanılmasının önemini desteklemektedir.


RSA Nasıl Geliştirilir?

RSA’yı geliştirmek için yalnızca sporcuyu sürekli yoracak sprintler yaptırmak doğru yaklaşım değildir.

Tekrarlı sprint performansının altında birçok fiziksel özellik bulunmaktadır:


1. Maksimum hızlanma kapasitesi

Tenisçinin tek bir sprintte üretebildiği hız ve kuvvet geliştirilmelidir. Kaliteli 5–10 metrelik sprintler burada önem kazanır.

Bu çalışmalar yapılırken dinlenme süreleri yeterli tutulmalı ve amaç yorgunluk oluşturmak değil, yüksek kaliteli hız üretmek olmalıdır.


2. Kuvvet ve patlayıcı güç

İlk adım, hızlanma, frenleme ve yeniden hızlanma yüksek kuvvet üretme kapasitesi gerektirir.

Alt ekstremite kuvvet antrenmanları, patlayıcı kuvvet çalışmaları ve uygun şekilde programlanan pliometrik egzersizler sprint performansını destekleyebilir.

Pliometrik antrenman üzerine yapılan bir meta-analiz de sporcularda en iyi ve ortalama RSA sprint performansında gelişim görülebileceğini göstermektedir.


3. Tekrarlı sprint antrenmanları

Belirli bir kuvvet ve hız altyapısı oluşturulduktan sonra kısa toparlanma süreleriyle sprint tekrarları kullanılabilir.


Örneğin:


5–10 metre hızlanma


→ kontrollü frenleme


→ yön değiştirme


→ tekrar hızlanma


→ kısa toparlanma


→ yeni tekrar

Bu yapı tenis kortunun hareket özelliklerine doğrusal sprintlerden daha fazla yaklaşabilir.

Ancak burada mesafe, tekrar sayısı ve dinlenme süresi sporcunun yaşına, antrenman geçmişine ve dönemsel hedeflerine göre belirlenmelidir.


Teniste Neden Yön Değiştirme Eklenmeli?

Tenisçinin maç içerisinde yaptığı yüksek şiddetli hareketlerin önemli bir bölümü düz çizgide gerçekleşmez.

Oyuncu lateral hareket eder, çapraz koşar, frenler ve tekrar farklı bir yöne hızlanır.

2023 yılında yayımlanan RSA testleri üzerine sistematik derlemede 108 çalışma incelenmiş ve literatürde 47 farklı RSA protokolünün kullanıldığı belirlenmiştir. Protokollerde sprint mesafeleri, tekrar sayıları ve dinlenme süreleri arasında ciddi farklılıklar bulunduğu görülmüştür.

Araştırmada yön değiştirme içeren RSA protokollerinin doğrusal sprint protokollerinden farklı fiziksel talepler oluşturduğu da gösterilmiştir.

Bu nedenle tenisçi için kondisyon planlanırken yalnızca 20–30 metrelik düz sprintlerden oluşan çalışmalar yerine zaman zaman 5–10 metrelik hızlanmalar, frenlemeler ve çok yönlü hareketlerin kullanılması daha spesifik bir yaklaşım sağlayabilir.

Her Sprint Antrenmanı RSA Antrenmanı Değildir

Burada antrenörlerin dikkat etmesi gereken önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Örneğin:

5 × 10 metre sprint + uzun dinlenme

ile

kısa dinlenmelerle tekrarlanan 5–10 metre sprintler

aynı antrenman değildir.

İlk yöntemde temel amaç yüksek kaliteli maksimum hızlanma üretmek olabilir.

İkinci yöntemde ise sporcu tam toparlanmadan yeni bir yüksek şiddetli efora başlar ve tekrarlı sprint kapasitesine daha fazla yük bindirilir.

Bu nedenle maksimum hız geliştirme çalışmaları ile RSA çalışmalarının birbirinden ayrılması gerekir.

Sporcu önce hızlı olmalı, ardından bu hızı tekrar tekrar üretebilme kapasitesi geliştirilmelidir.

Antrenör İçin En Önemli Nokta: Sadece En İyi Dereceye Bakmayın

Bir tenisçinin kondisyonunu değerlendirirken yalnızca en hızlı sprint derecesine bakmak eksik bilgi verebilir.

Örneğin bir sporcu testin ilk tekrarında grubun en iyi derecesini yapabilir ancak sonraki tekrarlarda performansı hızlı şekilde düşebilir.

Bu nedenle;

en iyi sprint, ortalama sprint performansı ve tekrarlar arasındaki performans değişimi

birlikte değerlendirilmelidir.

Ancak literatürde RSA protokolleri arasında önemli farklılıklar bulunduğundan, test sonuçlarını yorumlarken kullanılan protokolün standardizasyonu ve ölçümlerin aynı koşullarda tekrarlanması önemlidir.


Sonuç

Teniste hızlı olmak önemlidir.

Fakat modern tenis performansında yalnızca bir kez hızlı olmak yeterli değildir.

Oyuncunun maç boyunca kısa mesafelerde tekrar tekrar hızlanması, frenlemesi, yön değiştirmesi ve yeni bir yüksek şiddetli harekete mümkün olduğunca hazır şekilde başlayabilmesi gerekir.

Bu nedenle tenisçinin fiziksel hazırlığında maksimum hız, kuvvet, patlayıcı güç, aerobik kapasite ve tekrarlı sprint yeteneği birbirinden bağımsız özellikler olarak değil, birbirini tamamlayan performans bileşenleri olarak değerlendirilmelidir.


Teniste asıl soru yalnızca “Ne kadar hızlısın?” değildir.

Asıl soru, “Bu hızı maç boyunca ne kadar kaliteli tekrar edebiliyorsun?” olmalıdır.


Kaynakça

Fernandez-Fernandez, J., Zimek, R., Wiewelhove, T., & Ferrauti, A. (2012). High-intensity interval training vs. repeated-sprint training in tennis. Journal of Strength and Conditioning Research, 26(1), 53–62.

Fernandez-Fernandez, J., Sanz-Rivas, D., Kovacs, M. S., & Moya, M. (2015). In-season effect of a combined repeated sprint and explosive strength training program on elite junior tennis players. Journal of Strength and Conditioning Research, 29(2), 351–357.

Girard, O., Mendez-Villanueva, A., & Bishop, D. (2011). Repeated-sprint ability—Part I: Factors contributing to fatigue. Sports Medicine, 41(8), 673–694.

Kyles, A., Oliver, J. L., Cahill, M. J., Lloyd, R. S., & Pedley, J. (2023). Linear and change of direction repeated sprint ability tests: A systematic review. Journal of Strength and Conditioning Research, 37(8), 1703–1717.

Ramirez-Campillo, R., Gentil, P., Negra, Y., Grgic, J., & Girard, O. (2021). Effects of plyometric jump training on repeated sprint ability in athletes: A systematic review and meta-analysis. Sports Medicine, 51(10), 2165–2179.

Thurlow, F., Huynh, M., Townshend, A., McLaren, S. J., James, L. P., Taylor, J. M., Weston, M., & Weakley, J. (2024). The effects of repeated-sprint training on physical fitness and physiological adaptation in athletes: A systematic review and meta-analysis. Sports Medicine, 54(4), 953–974.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Her Tenisçiye Aynı Program Uygulanmalı mı?

Hayır. Aynı tenis antrenmanını yapan sporcuların fiziksel ihtiyaçları aynı olmak zorunda değildir. Özellikle çocuk ve genç tenisçilerde yalnızca takvim yaşına bakarak antrenman programı oluşturmak yan

 
 
 
Turnuva Haftasında Kondisyon Çalışılır mı?

Evet, çalışılır. Ancak amaç gelişim değil, performansı korumak ve sporcuyu maça fiziksel olarak taze sokmak olmalıdır. Turnuva haftası, spor biliminde “tapering” yani yarışma öncesi yük azaltma dönemi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page